Böbrek Taşını Önlemek İçin Yazın Daha Çok Su İçin

Böbrek Taşını Önlemek İçin Yazın Daha Çok Su İçin

Haber Resim Üstü
Böbrek Taşını Önlemek İçin Yazın Daha Çok Su İçin
Giresun
G.Tarihi: 12.07.2017 03:15
428 Okunma
0
Haber Resim Altı
Ani başlayan şiddetli ağrı, sık idrara çıkma, ağrıya eşlik eden bulantı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkan böbrek taşı hastalığı toplumda yaygın olarak görülüyor.
Tekrarlayıcı olabilen taş hastalığı,tedavide geç kalınması durumunda böbrek kaybına varan ciddi tablolara neden olabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Bakırtaş, kapalı böbrek taşı cerrahisi hakkında bilgi verdi.

Taş tüm böbreği kaplayacak boyutlara ulaşabilir
Böbreklerin ana işlevleri vücuttan zararlı maddeleri atmak ve kanın asit-baz ile su-elektrolit dengesini düzenlemektir. Böbrekler bunu idrar üreterek yapmakta ve bu esnada kan ile idrar arasında sürekli sıvı ve elektrolit alışverişi olmaktadır. İdrarda herhangi bir atık mineralin düzeyi çok artarsa idrar içinde çözünür halde kalamamakta ve kristal adı verilen kum taneleri oluşmaktadır. Bu kristallerin kümeleşmesi ile böbrek taşı denilen sert mineral kitleleri meydana gelmektedir. Taşların boyutları pirinç tanesinden böbreğin içindeki tüm boşlukları kaplayacak şekilde 6-7 cm çaplara kadar değişebilmektedir.
Ağrıya bulantı ve kusma eşlik ediyorsa dikkat!
Küçük boyutlardaki taşlar genellikle kendiliğinden veya tedavi ile düşebilmekteyken,taş boyutu arttıkça müdahale gereksinimide artmaktadır. Taşlar büyüdükçe tıkanma yaparak istenmeyen durumlara yol açmakta ve böbreğe zarar vermektedir. Taşın başlıca belirtisi, kolik ağrı olarak tanımlanan vegenellikle birden başlayan kıvrandırıcı ağrıdır. Bu ağrı genellikle böğür bölgesinde başlayıp aynı taraf kasığa ve erkeklerde testise yayılabilmektedir. Eğer idrar torbasına yakın bir bölgede ise idrara sık çıkma, sürekli idrar hissi ve idrar yaparken yanmaya sebep olabilir. En önemli belirtilerinden bir diğeri de ağrıya eşlik eden bulantı ve kusmadır. Bunun yanında yaptıkları tahrişe bağlı olarak zaman zaman idrarda kanamayada yol açabilmektedirler. 
Yetersiz sıvı tüketimi taş oluşumunu tetikliyor
Beslenme tarzı ile böbrek taşı oluşumu arasında yakın ilişki vardır.  Süt ve süt ürünlerinin ve yeşil yapraklı besinlerin çok fazla veya çok az tüketilmesi taş oluşumu için riskini artırmaktadır. Aşırı tuzlu gıda tüketimi de taş hastalığına yol açan önemli nedenlerden bir diğeridir. Narenciyelerin az tüketilmesi de taş oluşturucu etki yapmaktadır.  Böbrek taşı oluşumunu artıran diğer risk faktörleri; tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, obezite ve obezite cerrahisi, aşırı hareketsiz yaşam, bazı bağırsak hastalıkları, kabızlık ve migren için kullanılan bazı ilaçlardır. Bunların yanı sıra genetik yatkınlık nedeniyle bazı ailelerde taş hastalığının daha fazla görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat fazla ortaya çıkmaktadır. Tüm bunların ötesinde taş oluşumunu artıran en önemli faktör yetersiz sıvı tüketimidir. Sıvı kaybına göre değişen miktarlarda olmak üzere günden en az 1.5-2 litre idrar çıkartacak kadar sıvı almak çok önemlidir.   Yeterli sıvı alan kişilerin idrarlarındaki mineraller kristal oluşturamazlar ve böbrek taşı oluşumu engellenir. Yeterli idrar çıkardığımızın en önemli göstergesi idrar renginin açık sarı olmasıdır. 

Tedavi taşın özelliklerine göre planlanıyor
Hastalığın tanısında en önemli yaklaşım detaylı hasta öyküsü ve titiz bir fizik muayenedir. Taş şüphesi varsa başlangıç tetkikleri idrar incelemesi ve ultrasonografidir. Bunlarla kesin tanı konulamayan ve şüphenin devam ettiği hastalarda en sık başvurulan ve kesin tanıya yardımcı olan yöntem ilaçsız bilgisayarlı spiral tomografidir. Böbrek fonksiyonu ile ilgili şüphe olduğunda nadiren ilaçlı filmlere de başvurulmaktadır.Tanı sonrası tedavi planlaması, taşın sayısına, büyüklüğüne, şekline, bulunduğu yere, yaptığı tıkanıklığın derecesine ve cerrahın elindeki imkanlara ve tecrübesine göre değişmektedir.  Sanılanın aksine tüm böbrek taşları aynı yapıda değildir. Bu nedenle özellikle ilaçlı tedavide olmak üzere tüm taşlar aynı yöntemle tedavi edilememektedir.4milimetreden küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşerken,5 milimetreden büyük taşlar ise çoğunlukla girişim gerektirmektedir. Küçük taşlarda taş düşürülmesi ve ağrının azaltılması için ilaç tedavilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca tekrarlayan taş hastalığında, yeniden taş oluşumunu engellemek amacıyla sebebe yönelik ilaç tedavilerine başvurulmaktadır. Geçmiştesıklıkla başvurulan açık taş ameliyatları ise bugün neredeyse hiç kullanılmamaktadır.Yine 10-15 yıl öncesine kadar sıklıkla kullanılan“ESWL”yani “beden dışından şok dalgaları ile taş kırmatedavisi”bugün daha çok 2 cm’den küçük taşlarauygulanmaktadır.  Günümüzde müdahale düşünülen taş hastalığında en sık başvurulanyöntemler kapalı cerrahi yaklaşımlardır. 

Herhangi bir kesi yapılmadan doğal yollardan cerrahi uygulanabiliyor
Kapalı cerrahi yaklaşım tek bir yöntem değildir.  Üreter adını verilen idrar kanalındaki taşlara taşın yerine göre yarı sert veya bükülebilir endoskopik aletlerle girişim yapılmaktadır. Bu işlemler hastalara herhangibir kesi yapılmadan doğal yollarından girilerek uygulanmaktadır.Endoskopik aletlerin içerisinden gönderilen lazer gibi değişik enerji kaynakları yardımıyla taşa doğrudandokunarak kırma işlemi gerçekleştirilmekte ve parçalar özel tutucu veya basketlerle dışarı alınmaktadır. Fleksibl yöntemle sadece üreter üst bölümdeki taşlar değil böbrek içindeki taşlarda %90’ın üzerindeki başarı oranları ile kırılabilmektedir.  Bir başka girişimel yöntem, üreter veya böbrek havuzunda ciddi tıkanıklık yapan nispeten büyük taşlarda kullandığımız laparoskopik yaklaşımdır. Bunların yanında “perkütan nefrolitoripsi” adı verilen farklı bir endoskopik tedavi yöntemi daha vardır. Bu yöntem böbrek iç boşluklarında 2 santimden büyük taşlarda genellikle ciltten bir adet 1 santimlik delik açılarak gerçekleştirilmektedir. Açılan delikten kamera ile böbreğin içine girilerek taşlar değişik enerji kaynaklarıyla kırılmaktadır. 

Kapalı cerrahi hasta konforunu artırırken iyileşme süresini kısaltıyor
Kapalı yöntemler açık cerrahi yönteme göre birçok avantaja sahiptir. Kapalı cerrahidehastaya kesi yapılmadığı için ameliyat sonrası çok daha az ağrı olmaktadır. Bu sayede hastanede yatış süresi oldukça kısalmakta, hatta birçok işlemde hasta aynı gün taburcu edilebilmektedir. Kapalı yöntemler tekrarlayan girişimlere kolaylıkla izin verirken, açık ameliyatlarda daha önceki ameliyatın yapışıklıkları ciddi komplikasyonlar oluşmasına neden olabilir. Açık ameliyatlarda 3 kat adale tabakası kesilerek işlem gerçekleştirildiğinden, ameliyat sonrası yara yerinde kalıcı hissizlik, uyuşukluk, iğne batması türünde şikayetler ve ameliyat yerinde fıtık meydana gelebilmektedir. Tüm bu avantajlar nedeniyle günümüzde ameliyat gerektiren taş hastalığında açık ameliyat oranı %3’ün altına inmiştir.
Haber Kaynağı: Binhan Aydın-Esra Aydemir-Yeliz Soydan
Haber Detay Sonu 1
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

BENZER HABERLER

Blok Reklam 1

VİDEO GALERİ

BU HAFTA OKUNANLAR

ANKET

Eynesil'e en son ne zaman geldiniz?
İmsak00:00
Güneş00:00
Öğle00:00
İkindi00:00
Akşam00:00
Yatsı00:00

GÜNLÜK BURÇLAR

KoçBoğaİkizlerYengeçAslanBaşakTeraziAkrepYayOğlakKovaBalık

SÜPER LİG

TakımOGMBAP
1Galatasaray97021423
2Göztepe9522517
3TM Akhisarspor9522417
4Kayserispor9522417
5M.Başakşehir9522217
6Fenerbahçe9423515
7Beşiktaş9423415
8Bursaspor9441313
9DG Sivasspor9441013
10A. Alanyaspor9342-111
11Evkur Yeni Malatyaspor9342-211
12Antalyaspor9243-49
13Trabzonspor9243-59
14Kasımpaşa9252-58
15K.Karabükspor9252-58
16Gençlerbirliği9252-88
17Atiker Konyaspor9261-47
18Osmanlıspor FK9261-77

KARİKATÜR

Deneme kar

TARİHTE BUGÜN

1997

Kültür Bakanlığı, Oscar'a gidecek film olarak Eşkıya'yı seçti.

1988

Barış Manço'nun televizyon programı 7’den 77’ye TRT'de başladı.

1988

Türk futbolcu Aykut Demir, bugün doğdu.

1985

Türk asıllı Belçikalı şarkıcı Hadise, bugün doğdu.

1980

Türk komedyen Şahan Gökbakar, bugün doğdu.

1980

Yönetmen Ömer Kavur'un filmi Yusuf ile Kenan Milano'da altın madalya aldı.

1979

Brezilyalı Futbolcu Deivid de Souza, bugün doğdu.

1972

THY'nin Truva uçağı Sofya'ya kaçırıldı. Bir gün sonra yolcuları serbest bırakan 4 hava korsanı Bulgaristan'a iltica etti.

1964

Jean-Paul Sartre Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı ama ödülü geri çevirdi.

1962

ABD Başkanı John F. Kennedy, Küba'da Sovyet füzeleri olduğunu açıkladı. Amerikan donanması Küba'yı ablukaya aldı. Füze krizi dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı

1953

Laos Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.

1938

Chester Carlson fotokopiyi icat etti.

1931

Amerikalı mafya lideri Al Capone vergi kaçakçılığı gerekçesiyle 11 yıl hapis cezası aldı.

1919

Amasya'da, Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükümeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı.

1600

Osmanlı ordusu, Macaristan'ın Kanije Kalesi'ni fethetti.

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?Ziyaretçi Defteri